Kişisel Blogların Sonu Mu Geliyor?

Uzun süredir, hatta birkaç yıldır muzdarip olduğum, hatta pek çok arkadaşımla da bu durum üzerine tartıştığımda onların da muzdarip olduğu bu konu hakkında yazmak istiyorum. Aslında bu yazıyı yazmadan önce kişisel blog diyerek konuyu daha özele indirgemeyi düşünmüyordum fakat diğer blog kategorilerinde aynı durum çok fazla olmadığı için konuyu daraltmak istedim.

Blog

Öncelikle kişisel blogları diğer bloglardan ayıran faktörler nelerdir biraz bundan bahsetmek istiyorum. Kişisel blog adı üstünde gerçek veya anonim bir kişiye ait olan bloglardır. Burada kişi düşüncelerini özgür (!) bir şekilde istediği gibi yazıya dökebilir. İster teknoloji üzerine olsun isterse kendi alanında farklı bir konuda olsun… Ama kişisel bloglara girdiğinizde muhakkak o blogun yazarının kendine özgü düşünceleri hakkında fikir sahibi olabilir, düşüncelerini yazılarında görebilirsiniz. Diğer kategorilerdeki bloglarda bu mümkün değildir.

9 yılı aşkın bir süredir blog yazıyorum. Bu süre zarfında blogumu bir kez olsun kapatmayı düşünmedim. Ara ara kimliğimin belli olmasından dolayı anonim yazarlığa geçmeyi düşünmedim değil. Fakat yılların emeğini bir çırpıda heba etmenin yanlış bir karar olacağı sonuca vardım. 9 yıldır blogum üzerinden gerek maddi gerek manevi çok güzel kazançlar sağladım. Muazzam dostluklar kurdum.

Blogumu açtığım ilk yıllarda yazı yazmaktan, blogumla ilgilenmekten büyük bir keyif alıyordum. Her şeyi istediğim gibi yazıyor, kim okuyacak bu yazıyı kaygısı gütmüyordum. Fakat şu an ne yazık ki durum böyle değil. 16 yaşında blog yazarkenki düşüncelerimiz kendimiz dahil birçok kişi tarafından pek umursanmasa da 25 yaşında durum pek böyle olmuyor. İtiraf etmeliyim ki artık eskisi kadar zevkle yazı yazmıyorum.

Peki neden yazı başlığındaki gibi bir soruya cevap arıyorum? Nedeni basit aslında. Kişisel bloglar artık takip edilmiyor, umursanmıyor, okunmuyor. Yeni blog yazmaya başlayanlar bu durumun pek farkında olmayabilir. Bundan 5-6 yıl öncesine kadar yazılarıma gelen yorumlar olsun, okunma sayıları olsun şu ankine göre oldukça fazlaydı. Bu durum sadece benim blogumda mevcut değil. Sorduğum, takip ettiğim hemen hemen tüm bloglarda durum bu. Peki bu duruma sebep olan etkenleri birkaç başlık altında yazayım.

İnsanlar Artık Düşüncelerini Daha Hızlı Bir Şekilde Sosyal Mecralarda Paylaşmak İstiyor

Kişisel blogların eski popüleritesinin kalmamasının en büyük sebebi diyebilirim. İnsanlar artık sayfalarca yazı yazmak istemiyor. Bilgiyi daha hızlı paylaşıp daha hızlı bilgi sahibi olmak istiyorlar. Tam burada Twitter imdatlarına yetişiyor. Sayfalarca yazı yazmak yerine 280 karakterde (belki birkaç flood ile) düşüncelerini hızlı bir şekilde paylaşabiliyorlar. Tabi paylaşımlarını diğer insanlara duyurmak bloglara göre daha kolay olduğu için Twitter’ı tercih etmeleri kadar doğal bir şey yok.

Birde insanımız yeni olan her şeye daha fazla ilgi duyduğu için Twitter, kişisel blogların önüne set oldu diyebilirim. Blog dediğimiz kavram Twitter’dan sonra çıkmış olsaydı belki de şu an Twitter’a göre daha popüler olabilirdi.

Kişisel Blog Yazarları Bloglarına Eskisi Kadar Önem Vermiyor

Ne yazık ki bunu kendimize itiraf etmeliyiz. Kendi açımdan buna bir örnek vermem gerekirse bloguma ayda bir yazı anca giriyorum. Yazacak şey yok mu, çok var. Fakat tembelliğimden dolayı admin panelini açıp da yazı yazmak zor geliyor. Bu alanda söz sahibi olan diğer bloglarda da durum pek iç açıcı değil açıkçası. Mesela çok samimi olduğum bir arkadaşımın bloguna şu an baktığımda son yazısını 25 Temmuz 2017’de yazdığını görüyorum. Üstelik bu blog bir zamanlar adından sıkça söz ettiren bir blog.

Yazdığımız içeriklerin kalitesi de eskiye oranla çok düşük. Sadece yazmak için yazıyoruz gibi bir durum söz konusu. Yazmıyor demesinler diye yazılan yazılarla dolu birçok blog. Hal böyle olunca blog takipçileri eski yazıların kalitesini yeni yazılarda göremeyince bir daha bloga uğramıyorlar.

Bloglarımızdaki yazıların okunabilirliğine de pek önem vermiyoruz. Bloglarımızı geliştirmiyoruz, tasarım olarak yıllar öncesinin temalarını kullanıyoruz. Kimse bizden bir şaheser beklemiyor. Ama okuyucu yazıyı açtığı zaman en azından yorulmadan yazıyı okuyabilsin.

Yeni Trend Vloglar

Günümüzde Twitter’dan sonra Youtube yayıncıları da kişisel blogların yavaş yavaş yok olmasına katkı sağlıyorlar. Hatta bloglarını kapatıp Youtube kanalı açanlar dahi var. 5-6 yaşlarındaki çocukların ellerinde tabletler, telefonlar olunca ve okumayı sevmeyen bir toplum olduğumuzdan dolayı bu iki etken birleşince Youtube kanalları çok fazla takip ediliyor. Dikkat ederseniz bu tarz kanallarının videolarının altında çoğunlukla 10-15 yaş aralığındaki çocukların yorumları mevcut. Neden binlerce kelimeyi okuma zahmetine girsinler ki! Çok iyi hatırlıyorum, bundan 5-6 yıl önce hemen hemen o yaşlardaki çocuklar nasıl blog kurabilirim diye soruyorlardı bana.

Bu saydıklarım kişisel blogların popüleritesinin düşmesinde rol  oynayan en önemli sebepler. Bunlara birkaç sebep daha eklenebilir aslında. Mesela bloglarımızda maddiyatı ön plana çıkarmamız, kişisel blog yazarlarının dahi diğer kişisel blogları takip etmemesi, kişisel blog yazarlarının birbirine destek vermemesi…

Tüm bunların sonucunda ben de bir takım kararlar aldım. Karınca kararınca bir şeyleri değiştirmek adına bir şeyler yapmak istiyorum. Belki diğer kişisel blog yazarlarına da ilham olurum ümidiyle. Biraz da bunlardan bahsedeyim.

Tasarımda Yaptığım Değişiklikler

Öncelikle blogumun temasını değiştirmek istedim. Bunun sebebi takipçilerimin (her ne kadar az kalsa da) en kolay şekilde yazdığım son yazıya ulaşmasını ve kolaylıkla bu yazıyı okumasını istememdi. Fakat yeni bir temaya geçmek, o temayı kendime göre düzenlemek oldukça zor olacaktı. Ki zaten istediğim şekilde bir tema da bulamadım. Hal böyle olunca kolları sıvadım ve şu anki temayı düzenlemeye karar verdim.

Öncelikle anasayfadaki slideri kaldırıp yerine büyükçe bir son yazı bölümü ekledim. Bunun sebebi sliderin orada tamamen gereksiz oluşu ve sliderdaki yazıların çok eski yazılar olmasıydı. Şu an bloguma giren ziyaretçi son yazıya kolaylıkla ulaşabiliyor.

Footerdaki dağınıklığı kaldırdım. Bu bölümü ziyaretçiler her ne kadar görmese de benim canımı sıkıyordu. Şu anki hali gayet güzel oldu.

Anasayfadaki son yazılar bölümüne daha fazla göster butonu ekledim. Kullandığım temada böyle bir özellik hiçbir yerde yok. Yani ziyaretçi son yazılarımı görmek istese son 5 yazı dışında başka yazı göremiyordu. Şimdi daha fazla göster diyerek istediği kadar görebiliyor.

Üst menüdeki ikonları kaldırdım. Bloguma giren ziyaretçinin direkt son yazıya odaklanmasını istiyorum. Oradaki ikonlar da fazlaca dikkat dağıttığı için kaldırma ihtiyacı hissettim.

Yazılardaki benzer yazılar bölümünde değişiklik yaptım. Yine orada da bir slider vardı ve son yazılar oldukça büyük bir şekilde gözüküyordu. Ziyaretçiyi benzer yazılar görmek için oklara tıklatmak çok mantıklı bir hareket değil. Şu an direkt benzer son 6 yazı görülebiliyor.

Blogumda kullandığım fontu değiştirdim. Daha okunaklı ve göz yormayan bir font tercih ettim.

Blogumun Genelinde Yapacağım Değişiklikler

Öncelikle bir sayfa oluşturup takip ettiğim kişisel blogları orada paylaşacağım. Bir nevi kendi takipçilerime takip ettiğim kişisel blogların reklamını yapacağım. Böylelikle benim blogumu takip edenler diğer kişisel bloglardan da haberdar olacak.

Hakkında sayfasını yeniden yazacağım ve hakkında yerine hakkımda olacak. Hakkında ne öyle, ne kadar samimiyetsiz. Hakkımda sayfasını hazırlamak biraz zordur, diğer blog yazarları bu konuda hak verecektir. Bu değişikliği yapmak birkaç günümü alabilir.

Okuğum kitaplar hakkında yazılar yazmak istiyorum. Fakat bunun için nasıl bir format kullanacağımı kafamda tasarlayamadım. Aslında Deccal Tabakta kitabı hakkında bir yazı yazmıştım. Fakat mesela okuduğum bir roman hakkında nasıl bir yazı yazabilirim bilmiyorum. Bu konuda sizlerin yardımına ihtiyacım var.

Yazdığım yazıların kategorilendirmelerini çok gelişi güzel yaptığımı farkettim. Artık yazdığım yazıların kategorilendirmesini düzgün bir şekilde yazacağım. Hatta bunun için yeni kategoriler eklemem gerekebilir. Belki bazı kategorileri de kaldırırım.

Blog Sözlük’e daha fazla önem vereceğim. Bunun sebebi ise Blog Sözlük blog yazarlarını ortak bir noktada toplayan bir platform. Burada örgütlenerek kişisel blogların eskisi kadar olmasa da popüleritesinin artacağını düşünüyorum.

Blogumun yorumlama kısmıda bazı problemler var. Neden oldu bilmiyorum ama uzun uğraş vermeme rağmen hala çözebilmiş değilim. Bir yorumu cevaplamak isteyen kişi cevapla dediğinde hiçbir aksiyon olmuyor. Önceden düzgün çalışan sistem şimdi nasıl bozulur çözemedim bir türlü. Kısa zamanda bunu da halledeceğim.

Bloguma her hafta en az 1 yazı ekleyeceğim. Evet, bu çok büyük bir sorumluluk olacak. Hatta bu yazının günü ve saati bile belli olacak. Şu an için detaylarını tam belirlemesem de kısa zamanda düzene oturtacağım.

Sonuç

Kişisel blogların sonu mu geliyor sorusunun cevabına gelecek olursak kişisel blogların sonu gelmeyecek. Bundan 10 yıl sonra da gelmeyecek. Belki eskisi kadar takip edilmeyecekler fakat yine birileri takip edecek. Birkaç kişi de kalsak yazmaya devam edeceğiz.

Son olarak; kişisel blog yazarları takip edildikçe daha keyifle yazı yazarlar. Takip edildiklerini de yazdıkları yazılara gelen yorumlardan başka bir şekilde bilmeleri de imkansız. Yazılarına gelen yorumlarla yazı yazma sıklığı hemen hemen doğru orantılıdır diyebiliriz aslında. Bu yüzden okuduğunuz yazılara yorum yaparsanız bizleri çok mutlu edersiniz.

Benzer Yazılar
Cevap Bırakın

Yorum ( 30 )
  1. zaferb
    26 Ağustos 2018 - 19:07
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      28 Ağustos 2018 - 10:38
      Cevapla
  2. HızlıAdam
    27 Ağustos 2018 - 00:27
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      28 Ağustos 2018 - 10:43
      Cevapla
  3. Ahmet Aşkın
    27 Ağustos 2018 - 09:00
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      28 Ağustos 2018 - 10:52
      Cevapla
  4. Mehmet Yüksel
    27 Ağustos 2018 - 09:37
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      28 Ağustos 2018 - 11:46
      Cevapla
  5. Hasan Hüseyin Lif
    27 Ağustos 2018 - 12:24
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      28 Ağustos 2018 - 10:46
      Cevapla
      • Hasan Hüseyin Lif
        5 Eylül 2018 - 19:55
        Cevapla
  6. Parlak Jurnal
    27 Ağustos 2018 - 13:24
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      28 Ağustos 2018 - 10:48
      Cevapla
  7. Kemal
    29 Ağustos 2018 - 16:58
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      29 Ağustos 2018 - 18:51
      Cevapla
  8. Bir Tutam Karınca
    29 Ağustos 2018 - 22:04
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      30 Ağustos 2018 - 12:13
      Cevapla
  9. Gülseren
    31 Ağustos 2018 - 00:19
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      31 Ağustos 2018 - 01:20
      Cevapla
  10. Tahsin
    2 Eylül 2018 - 22:22
    Cevapla
  11. Erol Apaydın
    3 Eylül 2018 - 11:48
    Cevapla
  12. Berkay Dursun
    3 Eylül 2018 - 12:52
    Cevapla
  13. Mustafa Alnıak
    9 Eylül 2018 - 15:13
    Cevapla
  14. Cem Kazan
    9 Eylül 2018 - 15:24
    Cevapla
  15. Slaweally
    15 Eylül 2018 - 14:52
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      15 Eylül 2018 - 19:30
      Cevapla
  16. mydestiny
    16 Eylül 2018 - 00:43
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      16 Eylül 2018 - 06:22
      Cevapla
  17. Fakir Yazar
    16 Eylül 2018 - 04:06
    Cevapla
  18. Ali Dursun
    24 Eylül 2018 - 23:01
    Cevapla